Emekli zammı hesabı yapılırken ortaya çıkan hesaplama farklılıkları için yeni bir düzenlemeye gidileceği sinyali geldi. Emekli maaşı hesaplamalarında yeni dönemde gerçekleşecek düzenlemeler için komisyon kuruldu. 1999 öncesi, 2000–2008 arası ve 2008 sonrası hesaplamalarda hangi yenilikler yapılacak? İşte adım adım adım gelişmeler…
Mevcut durumda nasıl hesaplanıyor?
Mevcut durumda uygulanan maaş hesabı sisteminde 3’lü bir düzen var. 1999 öncesi, 2000-2008 arası ve 2008 sonrası için ayrı ayrı hesaplamalar yapılarak toplanıyor. Her dönem için 3 ayrı Aylık Bağlama Oranı (ABO) ve çarpanlar kullanıldığı için 1999 öncesi çalışması çok olan avantajlı hale geliyor.
Sabah Gazetesi’nden Faruk Erdem’in haberine göre, ABO maaşlar üzerindeki dengeyi bozuyor. Öncelikle sistemin sadeleşmesi gerekiyor. Üçlü yapı yerine tek bir hesaplama formülü olmalı. Çalışırken yatırılan primlere göre yapılacak hesaplamada herkes için sabit bir Aylık Bağlama Oranı (ABO) kullanılmalı.
Maaş farkları önlecek mi?
Emekli maaşları her yıl ocak ve temmuz aylarında artıyor. SSK ve ağ-Kur emeklileri 6 aylık enflasyon kadar artış alırken, memur emeklileri toplu sözleşmeye giriyor. Dolayısıyla iki kesim arasında artış oranları farklılaşıyor. Emeklilerin maaş artışları için yeni bir formül getirilebilir. Bu noktada tüm emekliler toplu sözleşmeye girebilir. Ya da 6 aylık enflasyon kadar yapılan artışlar yerine her ay bir önceki ayın enflasyonu kadar yapılacak artış yapılabilir. Bu durum emekli aylıklarındaki erimeyi önleyeceği gibi, refah payı gibi tartışmaları ortadan kaldıracaktır.
Güncelleme farkı
Evet bugünkü sistemde çalışılan gün sayısının etkisi az. Daha çok yatırılan primler etkili oluyor. Bu yüzden çok uzun süre çalışan birisi daha kısa çalışan birisinden az emekli aylığı alabiliyor. Orta Vadeli Program’da da yer alan çalışma hayatında kalmayı cazip hale getirecek bir sistem getirilmeli. Sadece yatırılan Prime Esas Kazanç miktarları değil çalışma gün sayıları da etkili olmalı. Böylece emeklilikte daha çok aylık almak isteyenler sistemde daha çok kalmayı tercih edecek.
Güncelleme katsayısında kullanılan parametreler (enflasyon, büyüme) değişken olduğu için her yıl bu farklılık ortaya çıkıyor. Her yıl çalışanlar arasında ’emekli maaşları düşüyor’ gibi yanlış bir algı oluşturuluyor Bu sorunun çözümü için sabit bir güncelleme katsayısı belirlenebilir. Eğer katsayı bir rakamda sabitlenirse yıllar arasındaki farklılık da ortadan kalkar. Böylece her yıl emeklilik tarihi ile ilgili tartışmalar da ortadan kalkar.
Taban maaş tartışması bitecek
2019 yılından bu yana uygulanan taban maaş, düşük aylık alan emekliler açısından büyük avantaj oluşturdu. Çalışma hayatı kısa sürmüş, kısmi emekli olmuş, malulen emekli olmuş ya da asgari ücretten prim yatırmış birçok sigortalının emekli maaşı düşük kalmıştı. Bu emeklilere Hazine’den yapılan destek ile taban maaş şeklinde daha yüksek aylıklar ödeniyor.
Ancak burada sorun taban maaşın hemen üstündeki aylıklarda yaşanıyor. Örneğin maaşı 15 bin lira olan 3600 günden emekli bir vatandaş 20 bin lira alırken 6-7 bin gün çalışmış birisi 22 bin lira alıyor. Taban maaş uygulaması kaldırılarak kök maaşlara yapılacak kademeli bir seyyanen artış bundan sonra ortaya çıkacak tartışmaları bitirecektir. Ya da taban maaş uygulaması devam ederken hemen üstünde kalan aylıklara kademeli artış yapılabilir.
2008’deki birleşmeye rağmen farklılık devam ediyor
2008 yılında yapılan reform ile tüm kurumlar SGK çatısı altında birleştirildi. Ancak norm birliği sağlanamadı. Bu yüzden hem emeklilik şartları hem de aylık hesaplamalarında farklılıklar devam ediyor. Emekli maaş bağlama sistemi hem SSK hem Bağ-Kur için eşitlenebilir. Ayrıca Bağ- Kur’da 9 bin gün olan prim gün şartı 7200 güne düşürülmesi ile ilgili düzenleme devreye alınıp bu noktada bir denge sağlanabilir.
Yeni sistemle hedeflenen konular
Aylık bağlama sistemindeki karma yapının sadeleşmesi.
Enflasyon artışlarının yeniden düzenlenmesi.
Zam oranları arasındaki farkları giderilmesi.
Bozulan aktüeryal dengenin yeniden sağlanması.
Sistemde kalmanın emekli aylığı açısından daha cazip hale getirilmesi.



























