Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ‘Hane’ İslam Sanatları Sergisi’nin açılışında yaptığı konuşmada, nüfus artış hızındaki düşüşe dikkat çekti. “Neslimizi çoğaltmalıyız” diyen Erdoğan, yakın çevresinde bile nüfus artışına karşı çıkanların olmasına üzüldüğünü söyledi.
İslam sanatlarını yaşatmak ve gelecek kuşaklara aktarmak amacıyla Albayrak Grubu tarafından 12 yıldır düzenlenen İslam Sanatları Sergileri, bu yıl ‘Hane’ temasıyla sanatseverlerle buluştu. 2025 yılının ‘Aile Yılı’ ilan edilmesinden ilhamla hazırlanan serginin açılışı, Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi’nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan burada Yasemin Karaca’nın sunuculuğunu yaptığı açılış programında konuştu. Açılış programında beraberindeki heyetle sergiyi gezerek sanatçılardan eserleri hakkında bilgiler alan Cumhurbaşkanı Erdoğan katılımcıların sorularını da yanıtladı. Program Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan da açılış konuşmasına yaptığı duanın ardından, “Kıymetli hattat ve müzehhiplerimiz, sevgili genç kardeşlerim, değerli misafirler, sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum. Bu tarihi mekanda, Tophane-i Amire binamızda sizlerle bir araya gelmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Bismillah diyerek hep birlikte açılışını yaptığımız Hane İslam Sanatları Sergisi’nin hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Bu kıymetli serginin İslam sanatlarına, özellikle de hat ve tezhibe gönül veren tüm kardeşlerimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyor, Albayrak Grubu’na teşekkür ediyorum” diyerek başladı.
‘HAT VE TEZHİP SANATÇILARIMIZLA BİRLİKTE SERGİMİZİN KÜRATÖRÜNÜ DE CANI GÖNÜLDEN TEBRİK EDİYORUM’
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biraz önce eserlerimizi tek tek gördüm, inceledim. Hakikaten her biri çok titiz bir emeğin, seçkin bir üslubun ve göz nurunun meyvesi olarak bu tarihi yapıyı süslüyor. İstanbul’daki vatandaşlarımızı ve imkanı olan herkesi Hane sergimizi ziyaret etmeye davet ediyorum. Çizgileriyle ruhumuzu mesrur ve mesut eden hat ve tezhip sanatçılarımızla birlikte sergimizin küratörünü de canı gönülden tebrik ediyorum. Minyatürden ebruya, kalem işinden çiniye, hüsn-i hattan tezhibe gelenekli İslam sanatları hem inancımızın hem medeniyetimizin derinliklerini, güzelliklerini göstermesi bakımından çok çok önemlidir. Bunlar Müslümanların sahip oldukları yüksek estetik şuurun somutlaşmış, eser haline gelmiş, görünür olmuş, vücut bulmuş şekilleridir. Tabii İstanbul, özellikle kutlu fetihten sonra hat ve tezhibin adeta başkenti haline gelmiştir. 15’inci asırdan itibaren Ali bin Yahya Sufi, Şeyh Hamdullah Efendi ve Hafız Osman Efendi gibi büyük ustalar burada dünyanın en müstesna eserlerini verdi. Bu eserler gerek İstanbul’umuzda gerekse gönül coğrafyamızda camilerimizi, mescitlerimizi, pek çok mimari şaheserimizi süsledi” ifadelerini kullandı.
‘HASAN ÇELEBİ HOCAMIZIN TABİRİYLE BUNLAR ‘GÜNDE 30 SAAT ÇALIŞMAYI ZARURİ KILAN’ SANATLARDIR’
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ömrünün 60 yılını hat sanatına vakfeden ve geçtiğimiz sene ebediyete uğurladığımız hattatların reisi merhum Hasan Çelebi üstadımız da bu abidevi şahsiyetlerden biriydi. İnşa edilen ilk ibadethanemiz olan Kuba Mescidi dahil Türkiye’de ve yurt dışında 75’in üzerinde cami rahmetli Hasan Çelebi hocamızın eserleriyle tezyin edildi. Bir kez daha kabri nur, mekanı cennet olsun diyor, bugüne kadar İslam sanatlarına katkı veren tüm büyüklerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Burada şunu da ifade etmekte fayda görüyorum. Hat ve tezhip gibi İslam sanatları emek isteyen, sabır isteyen, devamlılık gerektiren alanlardır. Hasan Çelebi hocamızın tabiriyle bunlar ‘günde 30 saat çalışmayı zaruri kılan’ sanatlardır. Bu sanatların yaşatılması, özellikle teknoloji ve dijital kültürün gelenekli sanatlarımızı tehdit ettiği bugünlerde çok ama çok önemlidir. Sizler her biriniz bu noktada çok ağır bir yükü omuzluyor, sanatla birlikte kemalat yolculuğumuzu da sürdürüyorsunuz. Sizler sadece bu sanatları icra etmiyor, aynı zamanda bu sanatın neşet ettiği tarihimize, kültürümüze ve medeniyetimize vakıf oluyorsunuz” dedi.
‘KÜLTÜREL MİRASIMIZ ANCAK YENİ NESİLLERİN EKLERİYLE ZENGİNLEŞİR’
Cumhurbaşkanı Erdoğan son olarak, “Şurası da unutulmamalıdır. Kadim tarihimizde, özellikle oradan süzülüp gelen kültürel mirasımız ancak yeni nesillerin ekleriyle zenginleşir, kökleşir, yaşar ve süreklilik kazanır. İşte bugün burada olduğu gibi sayfalara özenle nakşedilen her bir şekil aynı zamanda geçmişle gelecek arasında yeni bir köprü oluşturuyor. Sergimizdeki eserleri bu bakımdan ayrıca değerli ve anlamlı bulduğumu bilmenizi isterim. Gelenekli sanatlarımızı öğrenen, icra eden ve öğreten her bir kardeşimi tebrik ediyor, çalışmalarınızda Cenab-ı Allah’tan muvaffakiyetler diliyorum. Bu düşüncelerle burada sergilenen eserlerin sahiplerini tekrar kutluyor, serginin tertip edilmesinde emeği geçen başta Albayrak Grubu olmak üzere herkese şükranlarımı sunuyorum. Rabbim yar ve yardımcınız olsun” diye konuştu.
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN SORULARI YANITLADI
Cumhurbaşkanı Erdoğan açılış konuşmasının ardından programın sunucusu Yasemin Karaca’nın ve katılımcıların sorularını yanıtladı.
‘NESLİMİZİ ÇOĞALTMAMIZ LAZIM’
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yasemin Karaca’nın, “Sizi aile içi kimliklerinizden eş, bir evlat, bir dede olarak, bir baba olarak da biliyoruz. Siz bunlardan hangisi olmayı daha çok seviyorsunuz?” Sorusuna şu yanıtı verdi:
“Her şeyden önce tabii dedeyim ve 9 tane de elhamdülillah torunum var. O da fakir için ayrı bir güzellik. Biliyorsunuz devamlı söylediğim bir söz var, “En az 3 çocuk” diyorum. Bu tabii güçlü bir ailenin olmazsa olmazı. Neslimizi çoğaltmamız lazım. Bu neslin artması lazım. Bu tabii bizim arzumuz değil, Rabbimizin emri. Sevgili Habibinin bizlere sürekli olarak tavsiyesi. “Diğer toplumlara karşı ümmetimin çokluğuyla iftihar ederim” diyor Peygamberimiz. Öyleyse bunun yerine gelmesi lazım. Bunun için de biz aile derken buradan hareket ederek geçtiğimiz yılı ‘Aile Yılı’ olarak ilan ettik. Ve Aile Yılı olarak bu adımı atmamızın da esbab-ı mucibesi, özellikle bir halkı Müslüman olan topluluk olarak bunu hiç tereddütsüz bu nesli ülkemizde çoğaltalım istiyoruz.”
‘ŞU ANDA EN DOST BİLDİKLERİMİZ BİLE NÜFUSUN ARTIŞINA KARŞI ÇIKIYOR’
Karaca’nın, “Siz kalabalık aileleri çok önemsiyorsunuz” sözüne “Çokö yanıtını veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karaca’nın “Dünyada şu anda genç nüfusun tehdit altında olduğunu birçok rapor doğruladı. Siz ama bu riski çok erken fark ettiniz, yani neredeyse 25 yıldır “En az 3 çocuk” diyorsunuz. Nasıl gördünüz bunu?” Sorusuna, “Yani bunu gördük ama hala biz bir netice almış değiliz. Şu anda gelişmeler iyi değil. En yakınlarımızla sohbet ederken bile bakıyorsunuz onlar da maalesef nüfusun artışına karşı çıkıyorlar. Bu da bizi tabii ciddi manada üzüyor. Ve şu anda en dost bildiklerimiz bile nüfusun artışına karşı çıkıyor. İnşallah Tophane-i Amire’deki bu buluşmamız nüfusun artışı noktasında yeni bir adıma vesile olur” ifadelerini kullandı.
‘BİZİM AİLEDE ŞU ANDA GELİŞME İYİ’
Cumhurbaşkanı Erdoğan sunucu Yasemin Karaca’nın, “Biz burada sergiyi kurgularken birkaç neslin işlerini bir araya getirmeye çalıştık. Hem 200 yıllık tarihi eserler, hem bugüne ait çağdaş eserler, hem de genç sanatçıların işleri ve böylece bir ‘büyük aile’ nesiller arası bir ilişki kurmaya çalıştık. Sizin aileniz de büyük bir aile olarak bu nesiller arası ilişkiyi koruyor mu?” sorusuna ise, “Yani şu an itibariyle elhamdülillah bizim ailede şu anda gelişme iyi. Bundan dolayı da mutluyum” cevabını verdi.
‘O MUHABBET BİZE AYRI BİR DİNÇLİK VERİYOR’
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bir sonraki soruyu ise Marmara Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde öğrenci olan Emine Efnan Nur Güler sordu. “Gençlerle kurduğunuz iletişimin çok güçlü olduğunu hepimiz biliyoruz. Bugün torunlarınız da bu genç neslin bir parçası. Onlarla kültürel hayatta, günlük hayatta, kültürel yaşam ve sanata dair sohbetler yapıyor musunuz” sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şimdi bu sabah en küçüğüyle iyi bir muhabbetim oldu. En küçüğü şu anda 2 yaşında. Onunla görüşmemi yaptım ve öyle ayrıldım. O da BAYKAR grubunun bir yavrusu. Ve hamdolsun o muhabbet bize ayrı bir dinçlik veriyor. Rabbim buradaki bütün kardeşlerime de aynı muhabbeti evlatlarından ve torunlarından almayı nasip etsin. Onlar bizi gerçekten dingin kılıyor” dedi.
‘BU ESERLER ASLA İHMAL EDİLMEMELİ’
Cumhurbaşkanı Erdoğan daha sonra Mimar Sinan Üniversitesi Grafik Tasarım Bölümü’nde hocalıktan sonra emekliye ayrılan, ardından Haliç Üniversitesi’nde Grafik Tasarım Bölümü’nü kurup oradan da emekli olan ve kendini hattat olarak sıfatlandırdığını söyleyen Savaş Çevik’in, “İşin başından beri ülkemizde sanat kurumlarının gelişmesine büyük katkılarda bulundunuz. Atatürk Kültür Merkezi gibi, İstanbul Modern gibi çeşitli önemli camilerin açılışı, kültür merkezlerinin kuruluşu, eski eserlerimizin ihyası ve restorasyonu konularında sayısız çabalarınızı gördük ve teşekkür ediyoruz. Bütün bu faaliyetlerin dünya sanat platformundaki yansımasını nasıl görüyorsunuz, Türkiye’mizin bu dünya sanat platformundaki yerini ne şekilde etkilemiştir” sorusuna yanıt verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları söyledi:
“Hocam öncelikle tabii şu Tophane-i Amire’nin hizmete girmesi bile bizler için gerçekten çok çok önemli. Yani bu tür eserler eğer hizmete girmemiş olsaydı biz bugün burada böyle bir toplantıyı yapamayacaktık. Ama bu eserin hizmete girmiş olması, böyle bir toplantıyı burada yapmamıza da vesile oldu. Buradan kimler geldi kimler geçti. Ve buranın tabii tarihi de bizim için çok çok önemli. Onun için de yani biz Kültür ve Turizm Bakanlığı olarak da yani bu Kültür Yolu etkinliklerini bu noktada da çok çok önemli görüyoruz. Ve ben şu anda bu eserin girdisi ve çıktısıyla burada yapılan bütün etkinliklerin ülkemizin geleceğine yönelik önemli adımları oluşturduğunu görüyorum. Ve bu eserler asla ihmal edilmemeli. Bunun hesabını veremeyiz. Yani bugün bizim bir Süleymaniye’miz, bir Sultanahmet’imiz varsa, bunlar hala yaşıyorsa, e bunlara eğer biz gereken önemi vermezsek kısa bir süre sonra buraların da maalesef yok olmaya yüz tuttuğunu görürüz. Ama şu anda görüyoruz ki elhamdülillah 23 yıllık iktidarımız döneminde bu eserlerimizde yaptığımız bütün restorasyonlar, renovasyonlar bütün bunlar gerek yurt dışından gelenler gerek ülkemiz insanı için buraları ayakta tutmamızın neticesidir. Ve şu an itibarıyla da başta Sultanahmet olmak üzere, Süleymaniye olmak üzere buralardaki sahiplenme hamdolsun gelecek nesillere bir mirastır. Fatih öyledir, Eyüpsultan öyledir. Yeni eser olarak bir Çamlıca öyledir. Ve bütün bunlarla birlikte bu eserlerimizi bizim çok diri geleceğe taşımak için de her türlü yatırımı yapmamız gerekir diye düşünüyorum.”
‘İNŞALLAH BİZLERE HEDİYE EDİLEN BÜTÜN ESERLERİ KASIMPAŞA’DA SERGİLEYECEĞİZ’
Sergide bir eseri bulunan Tezhip Sanatçısı Şeyma Okur ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, “Birçok sanatçının size eser takdim ettiğini biliyoruz. Bunun dışında sizin sanata destek vermek amacıyla eserler edindiğinizi biliyoruz. İlerde bu eserlerin bir koleksiyon, sergi ya da müze çatısı altında toplanması ve sergilenmesi gibi bir düşünceniz var mıdır” sorusunu yöneltti. Cumhurbaşkanı Erdoğan yanıt olarak, “İnşallah bizlere hediye edilen bütün eserleri Kasımpaşa’da şimdi fakirin adına kurduğumuz bir müzemiz var. Bu müzemizi yılsonuna kadar, yani bu yılı bitirdik de artık önümüzdeki yılsonunu bulmayız inşallah, orada eski Kuzey Deniz Saha Komutanlığı vardı. Bu Kuzey Deniz Saha Komutanlığı’nı bizler ele aldık. Orayı tamamen restorasyonunu bitiriyoruz ve orası da adeta harabeydi. Ve o harabe eseri, Kuzey Deniz Saha Komutanlığı’nı gerçekten şimdi muhteşem bir eser olarak ele aldık. Orayı düzenledik ve bitirmek üzereyiz. Orada bütün bu eserleri, fakire ne hediye ettiyseler, ister hat olsun, ister kitaplar olsun, ister diğer türlü her türlü eser olsun, bunların hepsini orada inşallah sergileyeceğiz. Ve orayı da bütün halkımıza açmak suretiyle oradan hepsinin istifade etmesini sağlayacağız” diye konuştu.
‘BİZ SİYASETLE İLGİLENDİK’
Sunucu Yasemin Karaca’nın, “Efendim siz hiç gençliğinizde sanatla ilgilendiniz mi? Geleneksel sanatlara ilgi duydunuz mu?” sorusuna ise Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İlgilendim dersem doğrusu doğru olmaz, çünkü biz siyasetle ilgilendik” cevabını verdi. Bunun üzerine Karaca da, “O da Türkler için bir geleneksel sanat” dedi.
‘SAĞ OLSUN BU ESERİ DE YAZDILAR VE BİZİ MUTLU ETTİLER’
Son soru ise katılımcılardan Hafize Zeynep Altun’dan geldi. “Özellikle kültürümüzün bir aynası olan geleneksel sanatlara ilgi biz gençler arasında yeni yeni yaygınlaşmaya başladı. Sizler bu ilgiyi artırma konusunda ilave ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz ya da ne gibi çalışmalar yapılabilir” sorusunu soran Altun’a Cumhurbaşkanı Erdoğan şu yanıtı verdi:
“Ben özellikle hat eserlerine düşkünüm. Ve bununla ilgili de çalışmalarımız filan oldu, oluyor. En önemlisi de şu anda tabii Mehmet Özçay üstadım da burada. Kendilerinden hep bir şeyi istirham ettim, özellikle bir Cumhurbaşkanlığım döneminde Kur’an-ı Kerim yazılması arzum, talebim vardı. Sağ olsun bu eseri de yazdılar ve bizi mutlu ettiler. Ve inşallah bu da bizim dönemimizin Cumhurbaşkanlığı olarak bir eseri olacak inşallah. Ve bununla birlikte de ayrıca bir farklı eseri de yine, onun da hamdolsun bitişini gördük. Bunlar da Cumhurbaşkanlığı dönemimizin bir eseri olarak ülkemize ve dünyaya kazandırmış olduğumuz iki tane önemli eser olacak.”
‘ANNE VE BABALARA SEVGİLİ HABİBİNİN SÜNNETİNE UYGUN BİR HAYATI YAŞAMALARINI TAVSİYE EDERİM’
Programın kapanışında sunucu Yasemin Karaca Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “Aile kurmak isteyen gençler, anne-baba olacak çiftler ve özellikle de babalara neler tavsiye edersiniz” sorusunu yöneltti. “Çok zor bir soru sordu” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, “Sizin kadınları çok önemseyen yaklaşımınızı bilerek babalara bir tavsiye verebileceğinizi düşündüm” diyen Karaca’ya Cumhurbaşkanı Erdoğan son olarak şunları söyledi:
“Her şeyden önce tabii bizim babalara da, annelere de Rabbimizin emri çerçevesi içerisinde, Allah’ın emri, Sevgili Habibinin sünnetine uygun bir hayatı yaşamalarını tavsiye ederim.”



























