İsviçre’nin Davos kentindeki Dünya Ekonomik Forumu (WEF) küresel siyaset ve finans dünyasının liderlerini bir kez daha aynı yerde topluyor. J.P. Morgan CEO’su Jamie Dimon, Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenskyy ve Nvidia CEO’su Jensen Huang gibi siyaset ve iş dünyasının en etkili isimlerini bir araya geliyor. Ancak bu yılki zirvenin odak noktasında, 2020 yılından bu yana foruma ilk kez şahsen katılım sağlayan ABD Başkanı Donald Trump olacak.
Trump’ın “A takımı” sahada
Geçen yıl Beyaz Saray’a dönüşünden kısa bir süre sonra internet üzerinden gerçekleştirdiği açıklamalarla etkinliği sarsan Trump, bu kez organizatörlerin “bugüne kadarki en büyük ABD heyeti” olarak tanımladığı geniş bir kadroyla Davos’ta bulunuyor. Trump’ın beraberindeki heyette Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Hazine Bakanı Scott Bessent’in yanı sıra, Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve danışmanı Jared Kushner gibi kilit isimler yer alıyor.
Çarşamba günü foruma hitap etmesi planlanan Trump’ın vereceği mesajlar piyasalar tarafından dikkatle bekleniyor. Özellikle Trump’ın İran’a karşı güç kullanma tehdidi, Venezuela’daki siyasi kargaşa ve Grönland gündemiyle birlikte gelen küresel ticarete yönelik hamleleri yatırımcıların radarındaki en önemli başlıklar arasında bulunuyor.
Grönland krizi ve Avrupa’ya tarife şoku
Zirve, Trump’ın Grönland adasını ilhak etme girişimine direnen Avrupa ülkelerine yönelik yeni gümrük vergisi tehditlerinin gölgesinde başlıyor. Bu gerilim, Davos’ta somut bir krize dönüştü. Danimarka hükümeti, ada üzerindeki anlaşmazlığın şiddetlenmesi nedeniyle bu yıl Davos’a temsilci göndermeme kararı aldığını duyurdu.
İngiltere Başbakanı Keir Starmer’ın ise Trump’ın İngiltere’yi de kapsayan tarife tehditlerinin ortasında zirveye katılması bekleniyor. Pazartesi sabahı acil bir basın toplantısı düzenleyen Starmer, Trump ile şahsen görüşüp görüşmeyeceği yönündeki soruları yanıtsız bıraktı. İngiltere Maliye Bakanı Rachel Reeves’in de etkinlikte yer alacağı belirtildi.
G7 liderlerinden tarihi katılım, Asya liderleri eksik
Jeopolitik gerilimlere rağmen WEF Başkanı Børge Brende, G7 ülkelerinden altısının temsilci göndermesini “tarihi” bir adım olarak nitelendirdi. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ve Kanada Başbakanı Mark Carney katılımcılar arasında yer alıyor.
Öte yandan Çin Devlet Başkanı Şi Jinping, Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva ve Hindistan Başbakanı Narendra Modi bu yılki katılımcı listesinde bulunmuyor. Ancak Çin, Başbakan Yardımcısı He Lifeng liderliğinde, ticaret ve finans yetkililerinden oluşan güçlü bir heyetle temsil edilecek. Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman da listede yer almazken, ülkenin Maliye Bakanı Muhammed El Cedan’ın etkinlikte bulunacağı açıklandı.
Yapay zekâ devleri ve “CEO’ların dönüşü”
WEF’in Kurucusu Klaus Schwab’ın ayrılışının ardından yeni yönetim, organizasyonu yeniden iş dünyası odaklı köklerine döndürmeyi hedefliyor. Bu kapsamda Nvidia, Microsoft, Anthropic ve DeepMind gibi teknoloji devlerinin CEO’larının katılımıyla yapay zekâ konusu gündemin merkezine oturmuş durumda.
McKinsey ortağı Eric Kutcher, bu yılki asıl meselenin konu başlıklarından ziyade “kimlerin orada olduğu” ile ilgili olduğunu vurguladı. Kutcher’a göre yatırımcılar yapay zekâ firmalarından gelecek haberleri, merkez bankalarından gelecek güncel açıklamaları ve ABD’den uzaklaşarak çeşitlendirmeye giden şirketlerle ilgili gelişmeleri yakından izleyecek.





















