MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında konuştu.
Bahçeli’nin konuşmasının satırbaşları şöyle:
“Yeni yüzyılın etaplarını bir bir geçerek, ecdadımızın hükmünü evlatlarımızın haysiyetiyle örtüştürmek milliyetçi gaye olarak önümüzdedir. Yeni yüzyıl süper güçle taçlanmış bir Türkiye’ye gebedir. Bu kutlu doğumun gerçekleşmesi adalet, ahlakiyet, insaniyet, merhamet, cesaret, hakkaniyet, fazilet, medeni kuvvetle dünyanın saygı ve hayranlığını kazanılmış olacaktır. Bu süreç sancılı olabilir. İman varsa imkan vardır diyerek yürüyeceğiz, yükseleceğiz. Süper güç Türkiye engellenmez.
Cırcır böceği gibi ötenler, sürünerek yaşamayı meslek edinenler; sizler uyumaya devam edebilirsiniz ama biz asla uyumayacağız. Tehdit büyüktür.
MHP ve Cumhur İttifakı solan yüzleri canlandıran, kahırlı elleri şefkatle tutan, dertlere ortak olmayı vecibe sayan siyasetteki ahlak markasıdır. Bu marka var olacak, Türkiye Yüzyılı’nın marka değerini en üste çıkaracaktır.
Maduro’nun ABD’ye götürülmesi
Uluslararası hukuk uzun senelerdir çöp tenekesinin dibindedir. İnsanlık tarihinin geneline ışıklar saldığımızda asker, silah üstünü ülkelerin daha ceberut olduğunu söylemek mümkündür. Daha olacakların önü açıktır.
İnsan hakları bilinmez yerdedir ve ölüme terk edilmiştir. Tarihte belki de hiç tesadüf edilmeyen haydutluk, insan kaçırma vakası yaşanmıştır. Karayip Korsanları filmi tüm dünyanın gözü önünde gerçekleşmiştir.
Maduro’ya karşı yapılan saldırıyı nefretle, şiddetle kınamıyor hepten lanetliyorum. Bu ayıp, bu zalimlik, bu insan hakları karşıtlığı, bu skandal eylem hiç kimseye hak, hiçbir ülkenin de imtiyazı değildir.
Seçimle gelenin seçimle gitmesi, suçlunun kendi mahkemelerinde hesap vermesi demokrasi ve hukuk normudur. Venezuela örneği ne ilktir, ne son olacaktır. Bu sineye çekilecek durum değildir. İnsan kaçırılmış, zorla lider transferi yapılmıştır.
15 Temmuz ihanetiyle benzerliği dikkat çekicidir. Maduro olayı bilinen ve tanıdık bir komplodur. Venezuela meselesi dünyanın üzerine eski bir haraba gibi çökmüştür.
Trump’ın sağduyusu akli ve idari melekeleri yok olmuştur.
Şimdi anlaşıldı mı Terörsüz Türkiye’deki ısrarımız, şimdi anlaşıldı mı milli birlikte kararlılığımız, şimdi anlaşıldı mı Türk’ü sevmeyen Kürt, Kürt’ü sevmeyen Türk olamaz sözümüz.
“Küresel denge kayboldu”
Dünya ciddi bir krizdedir. BM artık inandırıcılığını kaybetmiştir. İnsan hakları zulmün değirmeninde öğütülmüştür. Uluslararası hukuk bekletildiği askıdan asılma safhasına çekilmiştir.
Küresel denge kaybolmuştur. Ticaret savaşları, ekonomik operasyonlar, asimetrik savaşlar kıtaları vurmuş ülkeleri karşı karşıya getirmiştir. 1’inci ve 2’nci dünya savaşları öncesindeki basıncın daha fazlası küresel olarak tedavül edilmektedir. Vekalet savaşlarından doğrudan güç kullanma döneminde geçilmiştir.
İran’da sokaklar kaynamaktadır. Tayvan gerilimi artarak devam etmektedir. Gazze’deki soykırım, Somali, Yemen, Etiyopya, Suudi Arabistan ile BAE’yi kamplaştıran egemenlik, Rusya-Ukrayna arasındaki barış görüşmelerinin duvara toslamasından başka bir şey değildir.
Emperyalizmin kudurma aşmasına kan içe içe geçilmiştir. Kan kokusu almış bir köpekbalığından daha tehlikesi, petrol kokusu almış Amerikan emperyalizmidir. At hırsızlığıyla enerji ve değerli mineral hırsızlığı arasında hiçbir fark yoktur.
Tüm dünya ABD’nin dayatmasına karşı ayağa kalkmalıdır. Demokrasi ve hukuka bütün insanlık sahip çıkmalıdır.
ABD kristal bir vazodur, düştüğü anda parçalanacaktır.
“Ya mutabakatla ya da zorla”
Terörsüz Türkiye’nin olgunlaşması için çalışmalarımızı sabırla sürdürüyoruz. Büyük bir kucaklaşma ve kaynaşma seferberliğiyle çevremize kazılan nifak çukurlarına düşmeyeceğiz. Suriye’de geciken entegrasyon sürecinin gerçekleşmesi lazımdır. SDG ve YPG’nin müzakere edilemez talepleri akla evvela uzlaşmaktan kaçınmayı getirmektedir. SDG ve YPG Suriye’nin kuzeyinde hakimiyet kurmuştur. Bu bölge yeraltı ve yerüstü kaynakları bakımızından zengindir. Ya mutabakatla ya da zorla Suriye’nin toprak bütünlüğü tesis edilmeli, Arap aşiretleri Şam yönetiminin yanında durmalıdır. Suriye’de İsrail planları bozulacaktır.
Son olarak, Yalova’da polislerimizi şehit eden DEAŞ’lı teröristlerin Türkiye vatandaşı olduğunun söylenmesi sorunlu açıklamadır. Bu tür açıklamalardan kaçınılmalıdır.” (Habertürk)
























